Sofra Adabı ve Nezaket kuralları

Sofra Adabı ve Nezaket kuralları

Sofra adabı için bilinmesi gerek püf noktaları nezaket kuralları . Aslında Çok önemli temel bilgileri aşağıda tek tek yazıyoruz.

Özellikle yeni evlenecek olan genç bayanların davetlilerini karşılaması ve önceden hazırlıklı olması çok önemlidir.

Nezaket kelime anlamı ? Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik

Sofra kurma – Püf Noktalar 

Protokol Sofrası

  • Zamanlama: Akşam yemeği davetleri çoğu zaman saat “19.00-19.30” arasında başlar.
  • Oda: Oda iyice aydınlatılmalı ve havalandırılmalıdır. Işıkların yakılması ve misafirlerin toplanmasıyla odanın ısısı kendiliğinden artacağını hesaba katarak oda ısısının ayarlanması da gerekir.Genellikle 22 derece olması gerekir .
  • İdeal bir sofra genişçe olmalı ve yanyana oturan iki misafir arasında 35-40 santimetrelik bir açıklık bulunmalı, misafirlerin her birine 65-75 santimetrelik bir yer ayrılmalıdır.
  • Masa örtüsü, çatal bıçak takımı, yemek takımı, bardaklar, peçeteler ve masa üzerinde süs olarak kullanacağınız çiçekler arasında bir renk ve ton uyumu yakalanması masayı çok daha güzel gösterecektir.

 

  • Masa örtüsü Seçimi 
    • Masa örtüsünün ütülü olması ve  üzerinde katlama çizgisi olmamasına özen göstermek gerekir.
    • Masa örtüsü masanın kenarlarından 30cm’den fazla sarkmamalıdır.
    • Masa örtüsü seçerken, dikkat edilecek konulardan biri renktir. Yemek setiniz çok desenli ve çok renkli ise sade bej, ekru bir renk seçmek daha uygun olur.
    • Masa örtüsü seçerken kumaşta dikkat edilmesi gereken bir konudur.  Keten, dantel veya muşamba örtü kesinlikle konulmamalıdır. Muşamba örtü masa örtünüzün altında ve görünmeyecek şekilde konabilir ancak tek başına muşamba örtü serilmesi doğru değildir.
    • Masayı önce yumuşak, faniladan bir örtüyle örtmeli, asıl sofra örtüsünü bunun üzerine sermelidir. Fanila örtü, hem tabak-çanağı sert bir yüzeye çarpıp zedelemekten korur, hem de gürültüyü azaltır.
    • Protokol yemeğinde masa örtüsü ve bez peçete aynı renkte olmalı, mümkünse beyaz olmalıdır.

 

  • Tabaklar:
    • Genel kurallar:
      • Üstüste çok tabak koymak iyi bir fikir değildir. Zengin göstermek yerine görgüsüz gösterir.
      • Soğuk yemek soğuk tabakta, sıcak yemek ısıtılmış tabakta verilmelidir.
      • Tabakların yeri:
        • En altta bulunan servis tabağı masanın başlangıcından 1 – 1,5 cm uzağa yerleştirilir.
        • Tabağın tam orta çizgisi, sandalyenin tam ortasına gelecek şekilde konur.
      • Servis tabağı: En alta konur.
      • Ana yemek tabağı: Servis tabağının üzerine konur.
      • Ara  sıcak tabağı: Ana yemek tabağının üzerine konur.
      • Çorba kasesi: En üstte bulunur. Ancak ara sıcak tabağının üzerine direkt olarak konmaz, bir tabak ile konur. Çorba bittiğinde tabak ile kaldırılır.
      • Salata tabağı: Çatal – bıçak dizildikten sonra daha rahat yerleştirilir. Ancak tam yeri servis tabağının sol üst köşesidir. Eğer servis tabağını bir saat olarak düşünürsek saat 10:00 ile 11:00 arasında ki bölüme yerleştirilir
      • Ekmek tabağı: Eğer bir salata tabağı yok ise salata tabağının olması gereken yere yerleştirilir. Eğer bir salata tabağı var ise aynı açıda sağ tarafa konabilir.
      • Kemik tabağı: Bazı yemeklerin yenmeyen kısımları, kemikler ve kılçıklar için yemek tabağının sol önüne bir kemik tabağı konması gerekebilir. Sol tarafa salata tabağının soluna konulur.
      • El tası:
        • El ile yenmesi gereken yemek servisi yapılacaksa sofraya el tası da konur. İçinde yarısına kadar ılık su ve bir dilim limon olmalıdır. Sol tarafa, çatalın soluna koyulur.
        • El tası verilmeyecekse, özellikle elle yenen yemeklerden sonra hafif sabunlu ve kokulu el bezi verilmelidir. Kalabalık ziyafet sofrasında elle yenen yemekler servis edilmez.
        • Meyve için el tası ilave edilecekse içindeki su soğuk olmalı ve yine bir dilim limon koyulmalıdır. Mümkünse içine 3-4 gül veya karanfil yaprağı konur.

         

  • Çatal – kaşık –  bıçak seti:
    • Genel kurallar:
      • 3’ten fazla yemek çatalı konmamalıdır.
      • Servis tabağı gibi, çatal bıçaklar da masanın bitişinden 1-1,5 cm uzağa yerleştirilmelidir.
      • Sofraya koyulacak yemek sayısı ile orantılı sayıda çatal bıçak olmalı.

Çorba, ara sıcak, ana yemek ve tatlı ikram edileceği varsayılarak:

  • Sıralama:
    • Ana yemek çatalı: Tabağın soluna, tabaktan 1 parmak uzaklığa, sivri tarafı havaya kalkık biçimde konur.
    • Ana yemek bıçağı: Tabağın sağına, tabaktan bir parmak uzaklıkta, bıçağın keskin tarafı içe bakacak şekilde konur.
    • Ara sıcak çatalı: Ana yemek çatalının soluna, 1 parmak uzaklığa, sivri tarafı havaya kalkık biçimde konur. Ara sıcak çatalı, ana yemek çatalından biraz daha küçüktür. Ancak tatlı çatalı kadar da küçük değildir.
    • Ara sıcak bıçağı: Ana yemek bıçağının bir parmak sağına, keskin tarafa tabağa bakacak şekilde konur. Ara sıcak bıçağı, ana yemek bıçağından biraz daha küçüktür. Ancak tatlı bıçağı kadar da küçük değildir.
    • Çorba kaşığı: ara sıcak bıçağının 1 parmak yanına en sağa, oyuk kısmı yukarı bakacak biçimde konur.
    • Tatlı kaşığı: tabağın üst çizgisinden 1 parmak yukarı, tutacak yeri sağda kalacak şekilde yerleştirilir.
    • Tatlı çatalı: Tatlı kaşığından 1 parmak yukarı, tutacak yeri solda, sivri tarafı havaya kalkık biçimde yerleştirilir.
    • Tatlı bıçağı: Tatlı kaşığı ile aynı anda masaya konmaz. Eğer tatlı bıçağı konacaksa tatlı kaşığı kaldırılır. Tatlı bıçağı, tatlı kaşığının yerine, keskin tarafı içe bakacak ve tutacak yeri sağda kalacak şekilde yerleştirilir.
    • Ekmek / Tereyağ bıçağı: Ekmek tabağının üst 1/3 lük bölümüne yatay olarak, keskin bölümü içe bakacak ve tutacak yeri sağda olacak şekilde yerleştirilir.

     

  • Bardaklar:
    • Uygun masa düzeninde masaya her kişi için 4’den fazla bardak konmaz.
    • Bardaklar tabağın sağ üst köşesinde sıralanır.
    • Bardaklar küçükten büyüğe doğru sıralanır.
    • Kırmızı şarap bardağı: Servis tabağının sağ tarafından, tabağın bittiği yerden düz bir çizgi çekildiği düşünülürse bıçağın 4 parmak üzerine konur.
    • Su bardağı: Kırmızı şarap bardağının sol üst köşesine yerleştirilir.
    • Beyaz şarap bardağı: Kırmızı şarap bardağının sağ alt köşesine, çorba kaşığının biraz üstüne gelecek şekilde konur.
    • Şampanya bardağı: Su bardağının sol üst köşesine yerleştirilir.

 

  • Peçeteler:
    • Ev davetlerinde bez peçete olması makbuldür. Ancak günümüzde ikisi de olabilir.
    • Peçeteler sofraya mümkün olduğunca sade şekilde konur. Şekilli katlamalar tercih edilmemelidir.
    • Peçeteler yaklaşık 4 parmak kalınlığında ve çataldan 1-2 parmak  daha uzun olacak şekilde katlanır.
    • Eğer masada yer var ise en dıştaki çataldan bir parmak uzaklıkta olacak şekilde yerleştirilir.
    • Eğer masada yer yok ise peçeteler servis tabağının sol tarafına tabağın bittiği nokta ile aynı hizada konur ve çatallar peçetenin üzerine konur. VEYA çorba servisi yapılmayacaksa yemek tabağının içine konabilir.

Sürahi: 

 Sofrada ılık  su dolu sürahi bulunur. Masanın ortasına yakın, tüm misafirlerin ulaşabileceği şekilde yerleştirilmelidir. Eğer masa uzun ise masa ikiye bölünmüş gibi düşünülür ve her iki bölümün de ortasına doğru birer sürahi yerleştirilir.

 

Tuzluk ve biberlik: 

Masanın ortasına yakın, tüm misafirlerin ulaşabileceği şekilde yerleştirilmelidir. Eğer masa uzun ise masa ikiye bölünmüş gibi düşünülür ve her iki bölümün de ortasına doğru birer tuzluk ve biberlik yerleştirilir.

 

Limon çatalı ve limon:

Masanın ortasına yakın, tüm misafirlerin ulaşabileceği şekilde yerleştirilmelidir. Eğer masa uzun ise masa ikiye bölünmüş gibi düşünülür ve her iki bölümün de ortasına doğru birer limon tabağı ve limon çatalı yerleştirilir.

 

Ekmeklik:

Ekmek, özel bir bıçakla kesilir ve kesilmiş olan dilimler bir sepetin içine yerleştirilir. Masanın ortasına yakın, tüm misafirlerin ulaşabileceği şekilde yerleştirilmelidir. Eğer masa uzun ise masa ikiye bölünmüş gibi düşünülür ve her iki bölümün de ortasına doğru ekmeklik yerleştirilir.

 

Soslar:

Hardal, ketçap, mayonez önceden sofraya konmaz. eğer bunların kullanılacakları yemek varsa o yemekle beraber sofraya getirilir.

 

Süsleme:

  • Misafirlerin masanın karşısından birbirlerini görmelerini engelleyecek yükseklikte süsler uygun değildir.
  • Yemeğin resmiyetine göre şamdanda kullanılabilinir ancak yemek masası için en uygun süs basık şekilli çiçektir.
  • Çiçekler onur konuklarının önüne masanın ortasına doğru konmalıdır.
  • Sofranın ortası çiçeklerle süslenir.
  • Sade bir ziyafette herkesin önüne küçük vazolar içine konmuş çiçek demetçikleri bulundurulabilir.

Sandalyeler:

  • Sandalyeler masaya iyice yapıştırılmış olarak durmamalıdır. Sandalyenin sırtı masadan yaklaşık 40 cm uzakta durmalıdır.

Oturma Düzeni Hakkında Önemli Noktalar 

  • Bir sofranın şeref yerleri ev sahiplerinin sağ ve sol yanlarıdır. Ev sahibesinin iki yanına şeref konuğu iki erkek; ev sahibinin iki yanına ise saygıdeğer iki kadın oturtulur.
  • Ev sahiplerinin sağ yanları soldan daha değerli sayılır.
  • Şeref sandalyelerinden uzaklaştıkça, yerlerin önemi azalır. En uçtaki yerler gençlere ve az önemli olan davetlilere ayrılır.
  • Eğer davetlilerimiz askerse rütbe sırası gözetilir. General, ev sahibesinin sağına oturtulurken, albaya solunda yer ayrılır. Generalin eşine ev sahibinin sağında, albayın eşine ise solunda yer ayrılır. Diğer yerler rütbe sıralarına göre, kalan subaylara ve eşlerine verilir.

Eğer masa dikdörtgen ise

Masaya oturacak kişi sayısı çift ise

  • Davetli sayısı ikiye bölündüğünde çıkan sayı çift ise, örn (ev sahipleri haricindeki davetli sayısı 8 ise, 8/2 = 4, 4 = çift sayı)
    • Ev sahibi ve sahibesi masa başlarına otururlar.
    • Onur konuğu, ev sahibesinin sağına, onur konuğunun eşi ise ev sahibinin sağına oturur.
    • Onur konuğundan sonraki konuklar, mevki ve yakınlıklarına göre dizilirler. Örn: İkinci önemli konuk, onur konuğunun eşinin sağ tarafına, eşi ise onur konuğunun sağ tarafına oturur.
    • Davetli sayısı ikiye bölündüğünde çıkan sayı tek ise,örn (ev sahipleri haricindeki davetli sayısı 10 ise, 10/2 = 5, 5 = tek sayı)
      • Ev sahibi ve sahibesi karşılıklı oturmazlar. Ev sahibi yine masa başına oturur.
      • Ev sahibesi ise masa başına değil bir sola oturur.
      • Onur konuğu, masanın diğer başına, ev sahibinin karşısına oturur.
      • Onur konuğunun eşi ise ev sahibinin sağına oturur.
      • Onur konuğundan sonraki konuklar, mevki ve yakınlıklarına göre dizilirler. Örn: İkinci önemli konuk, onur konuğunun eşinin sağ tarafına, eşi ise onur konuğunun sağ tarafına oturur.
      • Dul ya da bekar bir kadının karşısına babası, kardeşi, amcası, dayısı veya yaşlı bir akrabası oturur.
      • Eşi olmayan bir erkek ise, onun karşısında en saygıdeğer kadına yer verilir.

Masaya oturacak kişi sayısı tek ise

  • Ev sahibi masa başına oturur.
  • Masanın diğer başı boş bırakılır.
  • Onur konuğu, ev sahibesinin sağına, onur konuğunun eşi ise ev sahibinin sağına oturur.
  • Onur konuğundan sonraki konuklar, mevki ve yakınlıklarına göre dizilirler.

 

Eğer masa daire ise

Masaya oturacak kişi sayısı çift ise

  • Davetli sayısı ikiye bölündüğünde çıkan sayı çift ise, örn (ev sahipleri haricindeki davetli sayısı 8 ise, 8/2 = 4, 4 = çift sayı)
    • Ev sahibi ve sahibesi karşılıklı otururlar.
    • Onur konuğu, ev sahibesinin sağına, onur konuğunun eşi ise ev sahibinin sağına oturur.
    • Onur konuğundan sonraki konuklar, mevki ve yakınlıklarına göre dizilirler. Örn: İkinci önemli konuk, onur konuğunun eşinin sağ tarafına, eşi ise onur konuğunun sağ tarafına oturur.
    • Davetli sayısı ikiye bölündüğünde çıkan sayı tek ise,örn (ev sahipleri haricindeki davetli sayısı 10 ise, 10/2 = 5, 5 = tek sayı)
      • Ev sahibi ve sahibesi karşılıklı oturmazlar. Ev sahibesi , ev sahibinin karşısına değil, bir sağa oturur.
      • Onur konuğu, ev sahibinin karşısına oturur.
      • Onur konuğunun eşi ise ev sahibinin sağına oturur.
      • Onur konuğundan sonraki konuklar, mevki ve yakınlıklarına göre dizilirler. Örn: İkinci önemli konuk, onur konuğunun eşinin sağ tarafına, eşi ise onur konuğunun sağ tarafına oturur.
      • Dul ya da bekar bir kadının karşısına babası, kardeşi, amcası, dayısı veya yaşlı bir akrabası oturur.
      • Eşi olmayan bir erkek ise, onun karşısında en saygıdeğer kadına yer verilir.

 

Masaya oturacak kişi sayısı tek ise

  • Ev sahibi masa başına oturur.
  • Masanın diğer başı boş bırakılır.
  • Onur konuğu, ev sahibesinin sağına, onur konuğunun eşi ise ev sahibinin sağına oturur.
  • Onur konuğundan sonraki konuklar, mevki ve yakınlıklarına göre dizilirler.

İkram sırası ve zamanlaması Hakkında :

Menü kartları

Menü kartlarında yalnız yemeklerin adları gösterilir.

Yemekte hazır bulunanların ne yiyeceklerini önceden bilmesini sağlamak gerekir. Bunun için yemek listesini, ya herkesin ayrı ayrı isimlerini taşıyan küçük kartlar üzerine yazmak, ya da beş-altı karta el yazısı ile yazarak sofrada bulundurmak uygun olur.

İçki servisi:

İçki servisini ev sahibi, evin beyi yapmalıdır.

Sofrada hastalık sebebiyle, özel sebeplerle ya da inançları nedeni ile  içki almayan konuklar için alkolsüz içki ve meyve suyu bulundurulmalıdır.

İçecek servisi sağdan yapılır.

İçki servisi sırası:

  • İçki servisi yemekten önce yapılır. Ancak, yemeğe çorba ile başlanacaksa içki servisi çorba bittikten sonra yapılır.
  • Önce hafif alkollü şaraplar, sonra kuvvetli alkollü şaraplar verilmelidir.

Yemek servisi:

Yemek servisini ev sahibesi, evin hanımı yapar.

Sofrada hastalık sebebiyle, özel sebeplerle yada inanç sebepleriyle belli yiyecekleri yiyemeyen konukları zor durumda bırakmayacak yemekler olmalıdır.

Ev sahibesi yiyeceğin en güzel kısmını hissettirmeden karşı tarafa vermelidir.

Ziyafet sofrasında yemesi güç veya sarımsaklı yemekler sunulmamalıdır.

Misafirlere ikramda bulunurken üç kereden fazla ısrar edilmemelidir.

İlk tabak, onur konuğuna takdim edilir.

Yemekler hep soldan verilir, boş tabaklar ise sağdan alınır.

Her yemekte çatal, bıçak ve tabağın değiştirilmesi iyi olur. Fakat isteğe bağlı olan bu değiştirme işi, balık ve meyvede kesin bir zorunluluktur.

Yemek servisi sırası:

  • Çorba
  • Ara sıcak servisi
  • Börek
  • Ana yemek
  • Balık
  • Tatlı
  • Meyve
  • Çay – kahve

Hangi yemek nasıl servis edilir?

Çorba:

Yemeğe çorba ile başlanıyorsa, çorbanın sıcak olması açısından herkes masaya oturduktan ve peçetelerini açtıktan sonra servis edilir.

En iyi yöntem, önce yalnız düz tabakları sofraya koymak ve davetliler yerlerine otururken bir yandan doldurulan çorba tabaklarını sofraya getirmektir.

Çorba tabakları ağzına kadar değil yarıya kadar doldurulur.

Yemek:

Davetliler, çorbalarını içerken birinci yemeğin ısıtılmış tabakları hazırlanır ve bir yandan çorbasını bitirmiş olan konuğun önüne, çorba tabaklarının yerine konur.

Davetlilerin önünde ekmek bitince bir sepet içerisinde ekmekleri sol taraftan takdim edilir.

Çay – Kahve:

Günlük aile yemeklerinde ya da önemsiz, samimi küçük ziyaretlerde kahve, yemek odasında içilebilir, fakat büyük bir ziyafette kahve salonda içilir.

Fincanlar ağızlarına kadar doldurulmaz.

İlk fincan en saygıdeğer konuğa sunulur.

 

Tabak değiştirme:

Kirli takımlar sağdan alınır ve yerine temizleri yine sağdan sofraya koyulur.

İstisnalar ise; el tası, ekmek ve salata tabağı soldan alınır ve soldan koyulur.

Ayrca, garnitürler ve soslar ayrı servis edildiği için soldan verilmelidir.

Konuk, hizmetçinin işini kolaylaştırmak için kirli bıçak ve çatalını tabağın içine bırakmalıdır.

 

Sofra ve Ziyafet Adabı Hakkında 

Katılma sözü verilen bir ziyafete mutlaka gitmek gereklidir. Eğer gidilemeyecekse baştan söz verilmemelidir.

Ziyafetlere bildirilen saatten on dakika önce gidilir. Çok erken davranmak, ev sahibini zor durumda bırakabileceği gibi, çok gecikmek de saygısızlık olur. En çok on beş, yirmi dakika gecikilebilir. Yüksek mevki sahipleri, aile büyükleri en son gelirler.

 

Masada davranış:

Büyüklerin ve onur konuklarının oturmasını beklenmelidir.

Büyükler peçetesini açmadan diğerleri açmamalıdır.

Sandalyede dik, kol ve dirsekler sofraya dayanmadan oturulur. Dirsekler yandakini rahatsız etmemek için fazla açılmaz.

İki el birden masa altında olmamalı, en az bir el yukarıda olmalıdır. İki elinde yukarıda olması tercih edilir.

Sofra başında din, politika gibi ağır konular işlenmez; daha çok eğlendirici ve herkesi ilgilendirici konulardan bahsedilir.

Yemek yerken masadakilerin hızına uymak gerekir.

Masadaki yiyecekleri uzatırken, önce sağdakine verilir. Kişi kendi almadan önce başkasına uzatmalıdır.

Masadan kısa süreli ayrılmalarda peçete sandalyeye bırakılır ve sandalye biraz içeri itilir.

Kadınlar, erkeğin bulunduğu sofradan grup halinde kalkınca, erkek de kalkar.

Servis takımlarından birinin kırılmasına neden olunduğunda, ilk fırsatta aynısından alınmalı ve bir çiçekle birlikte teslim edilmelidir. Bu gerçekleştirilemiyorsa bir çiçekle özür dilenmelidir.

Çatal, kaşık veya bıçak yere düşecek olursa, ev sahibesinden yenisi rica edilir.

 

Masada kaçınılması gereken davranışlar:

Cep telefonu, anahtarlık vs. yemek masasının üzerine koymak

Çok gerekmedikçe okumak, yazmak ve not almak

Çatal-bıçağı sağdan sola, soldan sağa aktarmak

Konuşurken çatal bıçağı havada sallamak

Başkalarıyla aynı anda konuşmak

Ağızda lokma varken konuşmak

Ağız şapırtdatmak; çorbayı höpürdeterek, çubuk makarnayı çekerek yemek

Aksırıp, sümkürmek

Dişleri küdanla karıştırmak

Sandalyeyi sallayıp gıcırdatmak

 

Peçete kullanımı:

Önce büyüklerin peçetesini açmaları beklenir. Büyükler peçetesini açmadan diğerleri açmamalıdır, toplamadan toplamamalıdır.

Peçete, tam olarak açılmaz; uzunlamasına katlı olarak diz üzerine serilir. Göğse takılmaz, yeleğe geçirilmez, tabak altına serilmez.

İkiye katlanan peçetenin açık uçları kişiye bakmalıdır.

Çatal ve bıçak asla peçete ile silinmemelidir.

Peçete yada çatal-bıçak konuşma sırasında sallanmamalıdır.

Peçete ile ağız silinmemelidir, yalnızca dokundurarak temizlenmeli ve kurulanmalıdır. Kulllandıktan sonra peçeteye bakılmamalıdır.

Yemek bittikten sonra peçete toplanıp servis tabağının sağına öylece bırakılır; buruşturulmaz ve tabağın içine atılmaz.

Masadan kısa süreli ayrılmalarda peçete sandalyeye bırakılır.

 

Tuzluk ve biberlik kullanımı:

Tadına bakmadan önce yemeğe tuz ya da biber konmaz.

Çok delikli olan tuz, tek delikli olan karabiberdir.

Eğer delikli kapların içinde değil de; açıkta ise tuz, biber ve diğer baharatlar kaşığın ucuyla alınır.

Tuz hiçbir zaman parmakla alınmaz.

Uzakça bir yerde bulunan bir tuzluğa uzanılmaz. Komşulardan uzatmaları rica edilir.

Tuzluk ve diğer istenen malzemeler elden ele verilmez, diğer kişinin uzanabileceği yere bırakılır.

 

Çatal, kaşık, bıçak kullanımı:

Kaşık  sağ elle kullanılır.

Çatal tek başına kullanılıyorsa sağ elde, bıçak ile kullanılıyorsa sol elde olmalıdır.

Bıçak  sağ elde sapından, işaret parmağı kesici kısmın sırtına uzatılarak tutulur.

Çatal-bıçak bir elden diğer ele sürekli aktarılmamalıdır.

Konuşurken çatal, kaşık, bıçak sallanmamalıdır.

Bıçak ağza konulmamalıdır.

Bıçak sadece yemeği  kesmeye yarar, onunla tuz ve bunun gibi şeyler alınmamalıdır.

Çatal, kaşık ve bıçak peçete ile silinmemelidir.

Bıçak ekmeğe sürülerek temizlenmez.

Büyük çatal-bıçak ana yemek içindir. Yemek çatalıyla tatlı yenmemelidir.

Çatal, bıçak yada kaşık kullanıldıktan sonra masaya bir daha asla dokunmaması gerekir. Kullanılmış çatal, bıçak yada kaşık her zaman tabağın içinde tutulmalıdır .

– Çorbayı içerken sapı kişiye dönmüş olarak tabağın içine bırakılmalıdır.

– Yemek esnasında bıçak-çatal ters V şeklinde ya da arası açık olarak paralel bırakılır. Çatal ve bıçağı bu şekilde bırakmak yemeğe halen devam ediliyor demektir.

– Kaşığın kenarına bırakılması, çorba veya kaşıkla yenen bir yemeğin bittiği anlamına gelir.

– Çatalın ağzının yukarıda, bıçak ile yan yana paralel hale gelmesi de “yemek bitti” demektir.

 

Kürdan kullanımı:

Kürdan her sofrada bulunmayabilir. Kimi çevreler bunu kullanmakta bir sakınca görmedikleri halde, diğer çevreler ayıp sayarlar.

En doğru diş temizleme yöntemi bir süre için sofrayı terk ederek dişlerini temizledikten sonra sofraya dönmektir.

Eğer sofradan kalkılamıyorsa dişlerinin arasına takılan kırıntının huzursuzluğuna tahammül etmek yerinde olur.

Çok zorunda kalındığında kürdan kullanılırken bir el veya peçeteyle gizlenmeli ve bu işlem çok kısa sürede halledilmeli.

 

Hangi yiyecek nasıl yenir:

Ekmek

–       Eğer masada her misafir için ekmek tabağı varsa bir parça ekmek bölünür, gerisi tabağa geri bırakılır. Şayet ortak bir tabaktan alınıyorsa, misafir ekmeğin kalanını geri yerine koyar, masa üstüne koyulmaz.

–       Ekmek bıçakla küçük lokmalara ayrılmaz.

–       Yemeğe ekmek banılmamalıdır.

–       Bıçak ekmeğe sürülerek temizlenmez.

Çorba

–       Çorba içerken çok sıcak bir çorba soğutmak için üflenmemelidir.

–       Kaşık tamamıyla doldurulmamalıdır.

–       Çorba içerken kaşığın ucu ile değil, yanı ile içmelidir.

–       Çorbaya ekmek doğranmamalıdır.

–       Çorba içerken tabağa çok fazla eğilmemeye dikkat edilir.

–       Tabaktaki çorba son damlasına kadar içilmez, çorbanın dibini almak için tabak yatırılmaz.

–       Kaşık çorba içildiği sürece kasesinin içinde olmalıdır. Ancak çorba bittikten sonra çorba tabağının yan tarafına bırakılır.

Sebze

–       Bütün sebze yemekleri çatal ile yenilir. Bıçağa ihtiyaç varsa çatalın kenarı kullanılır.

Köfte

–       Köfte çatal ile yenilir. Bıçağa ihtiyaç varsa çatalın kenarı kullanılır.

Et

–       Çatal, et yenirken sol elde tutulur, bıçak ise sağda tutulur ve eti keser.

–       Et yenirken tabaktaki etin tümü kesilmez. Tek parça kesilir, tek lokma yenir. Lokmayı yedikçe bir yenisini kesilir.

Piliç

–       Piliç, çatal ve bıçakla yenir.

–       Etler bıçakla, kemikten ayrılır ve çatalla ağza konur. Kemikleri ağza götürülmez.

–       Tavuğun derisi yenmek istenmiyorsa, deri çatal ve bıçak yardımıyla ayrılır. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.

 

Balık

–       Balık çatalla yenir, ancak kılçık elle çıkarılır ve tabağın kenarına bırakılır.

–       Balık bıçağı sadece balığın kılçığını ayıklamak için kullanılır.

–       Balık yenirken ilk olarak başı ayrılır.

–       Sonra, çatal ve balık bıçağı ile baştan kuyruğa doğru ikiye ayrılır.

–       Ve balığın kılçığı balık bıçağının ucu ile tamamen çıkarılır. Eğer balık bıçağı yoksa kılçık ekmek parçası yardımı ile çıkarılır.

–       Ayrılan kılçıklar tabağın içine ya da tereyağı tabağına konur.

–       Etli kısmı çatal ya da bıçakla ufak parçalara bölünerek yenir.

–       Eğer ağza atılmış lokmada küçük kılçık parçaları kalmışsa bunlar ağızdan parmağın ucuyla çıkarılır.

Makarna

–       Bütün makarnalar çatal ile yenir.

–       Makarnayı İtalyan usulü yemek için çatal ve kaşık kullanılır. Çorba kaşığı sol elde tabağa dikey yakın bir şekilde tutulur. Sağ eldeki çatalla bir kısım makarna alındıktan sonra dişleri kaşığın iç yüzüne dayanmış olan çatal çevrilerek makarna iyice çatala sarılır ve bu şekilde ağza götürülür.

–       Alışılmış yiyiş usulünde ise makarna, çatal ve bıçakla küçük kısımlara ayrılır ve çatala alınarak ağza konur.

Pilav

–       Pilav çatalla yenir.

–       İstenirse bıçakla destek verilebilir. Bu destek durumdan çatal-bıçak el değiştirebilir.

Soğuk mezeler

–       Tereyağı, acılı ezme gibi soğuk mezeler bıçak sağ elde, ekmek sol elde, bıçakla ekmeğe sürülerek yenir.

Peynir

–       Çatalın kenarıyla kesilir.

Börek

–       Sağ elde bıçak, sol elde çatalla yenir. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.

Salata

–       Salata ve buna benzer ortaya konan yemekler, kaplardan tabaklara alınır.

–       Salata yerken bıçak kullanılmamalıdır.

Yoğurt

–       Yoğurt kaşıkla yenir.

Zeytin

–       Çatalla yenir, çekirdeği çatalla çıkarılır ve tabağın yanına konulur. Kül tablosuna veya masa üzerine konulmaz.

Limon

–       Limon sağ elle sıkılırken sol el siper yapılır. Çatalla sıkılmaz.

–       Sıkıldıktan sonra çorba alt tabağının yanına konur.

Sos

–       Reçel, terayağ gibi yiyecekler önce tabağın kenarına alınmalıdır.

–       Hardal, ketçap gibi soslar ise doğrudan yemek üzerine dökülebilir.

Sandöviçler ve Kanapeler

–       Çaylarda ikram edilen küçük sandöviç ya da kanapeler elle yenir.

–       Eğer çok ufaksalar bir lokma halinde ağza atılır.

–       Daha büyük ve bir iki tabakalı sandöviçler ise çatal ve bıçakla yenir.

Meyveler

Elma, Armut

–       Helezonal olarak soyularak ya da dört parçaya ayrıldıktan sonra ayıklanarak elle ya da meyve çatalı ile yenir.

Portakal

–       Helezonal olarak soyulur ve dilimlere ayrılıp tabağa konur, dilimler küçükse bir lokmada, büyükse kesilerek el ya da meyve çatalı ile yenir.

Muz

–       Samimi bir sofrada kabukları alt ucuna kadar soyulur ve bırakılır.

–       Resmi bir sofrada ise kabuklar tamamen çıkarılır ve meyve bıçağıyla kesildikten sonra yenir. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.

Üzüm

–       Salkımlar, bıçak ya da makasla kesilir, tabağa alınır.

–       Kişi kabukları yemek istemiyorsa, çiğnememek şartıyla ağızda ayıklar ve avucuna alarak tabağa koyar.

Kayısı, Erik, Kiraz

–       Çekirdek ağızda ayıklanıp avuca alınır ve tabağa konur ya da daha önceden meyve ikiye bölünerek çıkarılır.

–       Bir ya da iki lokmada yenir.

Şeftali

–       Yarma şeftali ikiye bölünerek kolayca çekirdeği çıkarılır ve yenir.

–       Yarma olmayanları dörde ayırıp kabuğunu soyduktan sonra bıçakla küçük parçalara ayırmalı ve çatalla yemelidir. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.

Kavun

–       Dilimlere ayrılarak tabağa konur.

–       Dilimler bıçakla ufak lokmalara ayrılır. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.

Çilek

–       Sapları daha önceden çıkarılmış küçük çilekler kaşıkla yenir. Bunların üzerine pudra şekeri ekilmiş ya da krema konmuş olur.

–       Fakat büyük çilekler bazen saplarıyla sofraya getirilir. Bu takdirde saptan tutup şekere batırmak ve ısırıp yemek gerekir.

–       Elde kalan sap, tabağa konur.

 

Ağza giren yiyecek maddesi kurala göre ne ile girdi ise onunla çıkarılmalı. ancak bir balık kılçığını ağızdan çıkartma işlemi el ile yapılır.

 

Yemek Yerken

Herkes yerine oturduktan sonra, konuk kendine ait peçeteyi alıp açmalı ve dizlerinin üzerine koymalıdır. (Bkz: Peçete kullanımı)

Yemeğe başlamak için ev sahibesinin işareti beklenmelidir. Ev sahibesi herkesin yemeği gelince işaret verecektir.

Henüz yemek gelmeden bir ekmek koparıp ağıza atmak doğru bir davranış değildir.

Büyük ziyafetlerde, örneğin düğün yemeklerinde yemeğe başlamak için diğerlerini beklemek gerekmez; tabağına yemek konan herkes hemen yemeğe başlayabilir.

Yine 6-12 kişilik masalara dağılınmış halde bir düğün yemeği ise tüm masaya servis yapılmasını beklemek uygun olur. Bunun dışında erkekler iki yanlarındaki kadınların başlamalarını beklemek zorundadırlar.

 

Alışılmamış ve yemesi zor olan yiyecekler denemek amacıyla alınmamalıdır. Ancak almak zorunda kalındığında açıkça nasıl yeneceği sorulmalı ya da bunu yemesini bilen kişi sessizce taklit edilmelidir.

Sunulan yemeklerden biri istenmediğinde “Teşekkür ederim” demek yeterlidir.

Porsiyon şeklinde sunulan istiridye, çorba gibi yiyecekler reddedilmemelidir. Ancak yemek istenmediğinde bu yiyeceklerden bir-iki lokma alarak tabakta bırakılmalıdır.

Eğer yemek beğenilmişse ikinci kere istenebilir. Havyar gibi pahalı yemeklerden ise tekrar talep edilmemelidir.

Konuklardan birinin bir kez kullandığı servis parçası herkesin kullanacağı gıda maddesine sokulmamalıdır.

Servis tabağının içindekiler kişinin kendi kullandığı çatalla alınmamalı, tadına bakılacak bile olunsa kişi önce tabağına koymalıdır.

Kişi kendine servis yaparken tabağı çok doldurmadan servis etmelidir.

Büyük tabaklarda sunulan et yemeklerinden en iyisini seçip çıkarmak doğru değildir. Kesilmiş ve dizilmiş et parçalarından sırayı bozmadan biri alınmalıdır. Bir kez alınan parça bırakılıp yenisiyle değiştirilmemelidir.

Yemek yerken sofradaki diğer kimselere; sürahiyi, tuzluğu vermek gibi hizmette bulunmak gerekir.

 

Yemek çok hızlı veya çok yavaş yenmemelidir.  Sofradaki diğer kişilerle uyum sağlayarak yenmelidir.

Çatala bir lokmadan fazla yemek alınmamalıdır.

Lokma ağza götürülürken çok eğilerek sırt kamburlaştırılmamalıdır.

Çiğnerken ağızın kapalı olması gereklidir.

Ağız dolu iken konuşulmamalıdır.

Kesilerek yenmesi gereken yiyecekler çok ses çıkartılarak kesilmemelidir.

Dudaklar yağlı olarak kalmamalıdır.

 

Yemekten arzu edilmeyen bir madde çıktığında

Yemeğin içinde istenmeyen bir madde görünürse (taş, kıl vs.) hiç kimseye belli etmeden üstü yemekle kapatılmalıdır. Eğer yemeğe devam edilebiliniyorsa kalanı yemeğe devam edilmeli. Eğer devam edilemiyorsa, devam ediyor gibi davranılmalıdır.

Ağza çiğnenemeyecek bir madde gelirse (kılçık, kemik parçası, kıkırdak vs.) kimseye göstermeden kağıt peçeteyle çıkarılmalı ve tabağın içine konmalı.

 

İçecek, içki içerken:

İçmeden önce, bardakta ruj veya yağ izi bırakmayacak şekilde ağız silinmelidir.

Ses çıkartmadan içilir.

Bardak tek dikişte boşaltılmamalıdır.

İçki istenmediğinde servis yapılırken kadehin üstü elle kapatılarak reddedilir, ancak kadeh verildiğinde geri çevrilmez.

Bir kimsenin önünde dolu bir kadeh kalmışsa, ayağa kalktıktan sonra içilmez.

 

Sofrada sigara içmek:

Çok resmi davetlerde salondan ya da kokteylden yemek odasına geçerken yanan sigara ile geçilmemelidir.

Eğer sofrada sigara küllüğü yok ise ev sahibi sofrada sigara içilmesini arzu etmiyor demektir. Bu durumda sofrada içilmemeli, ev sahibesinden sigara içmek için yer göstermesi istenmelidir.

Eğer sofrada sigara küllüğü var ise sofrada sigara içilebilinir demektir. Ancak bu durumda bazı kuralları vardır.

–       Sofrada yemeğini bitirmemiş birisi var ise sigara içilmemelidir. Herkesin yemeği bittikten sonra sigara içilebilinir.

–       Yemekler arasında sigara içilmemelidir.

–       Sigara içecek kişi her iki tarafındaki kimselerden izin istemelidir.

–       Sigaranın külü yemek tabağına silkilmez. Kibrit çöpleri yemek tabağına konmaz.  Sigara yemek tabağında söndürülmez. Tüm bu işler küllükte yapılır.

–       Başkasının sigarasını yakmak üzere uzanacak olan bir kişi önce kendi sigarasını küllüğe bırakmalıdır.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM